Sizden biri, Bahri Sipahi.. Bayrampaşa'yı Birlikte Yönetelim..
Open
X

Biyografi.

Her günü onurla yaşanmış, dolu dolu bir hayat:

BAHRİ SİPAHİ

Bahri Sipahi, 1958 yılında, günümüzde Sırbistan Cumhuriyeti’ne bağlı bir Müslüman azınlık bölgesi olan Sancak’ın Yenipazar kentinde dünyaya geldi.

Balkanlar’da doğan ve en büyük ideali günün birinde özgür Türkiye’nin ay-yıldızlı bayrağının altında yaşamak olan onbinlerce Türk asıllı Müslüman gibi, Sipahi Ailesi de küçük üyeleri Bahri henüz ilköğretim çağına bile ulaşmamış minicik bir bebek iken, binbir çile eşliğinde Anavatan’a göç etti.

Yugoslavya’dan Türkiye’ye göçlerinin ardından, dönemin hükûmeti tarafından İstanbul-Bayrampaşa’ya yerleştirilen Sipahi Ailesi, evlatları Bahri’yi göçmen çocuklarının ağırlıkta olduğu bu ilçede Şehit Kâmil Balkan İlkokulu’na kaydettirdi. Küçük Bahri ilkokulu burada bitirdikten sonra, Sağmalcılar Ortaokulu ve İnönü Endüstri Meslek Lisesi Motor Teknisyenliği Bölümü’ndeki eğitimini de başarıyla tamamlayacaktı.

Sanayide, özellikle de elektronik-elektronik alanında kendi döneminde parmakla gösterilen bir teknisyene dönüşen Bahri Sipahi, bu özelliğinin yanı sıra, aynı zamanda lise yıllarından itibaren son derece göz kamaştırıcı bir futbolculuk kariyeri çizeceğinin de sinyallerini vermekteydi.

Nitekim, maişetini temin için Anka Kablo Fabrikası’nda ilk kez profesyonel iş hayatına atılırken, Gaziosmanpaşa-Yıldıztabya Spor Amatör Futbol Kulübü’nde de lisanslı bir sporcu olarak top oynamaya başladı. Sipahi’nin futboldaki dikkat çekici yeteneği ve istikrarlı yükselişi yıllar içinde kesintisiz şekilde sürecek ve genç sporcu sırasıyla Rami Spor, Gaziosmanpaşa Spor, Kırklareli Spor ve nihayet birinci ligdeki Kocaeli Spor Futbol Takımı’nın A kadrosuna kadar yükselmeyi başaracaktı.

Sporculuk hayatı tam bir istikrar ve düzen içinde sürüp giderken, çalışma hayatındaki ilk göz ağrısı Anka Kablo’dan, bütün ömrünü adayacağı Türk Hava Yolları’na transfer olan Bahri Sipahi, bu büyük kurumun “Teknik Hizmetler” bölümünden emekli olana kadar da orada çeyrek yüzyıl süreyle teknisyen olarak hizmet verdi.

Zaman içinde THY Teknik Hizmetler Ailesi’nin sevilen, simgeleşmiş yüzlerinden birine dönüşen Sipahi, ilk gençlik yıllarından itibaren politik dünyaya da her zaman güçlü bir yakınlık duydu. Kendisini, alın teriyle yaşayan ve ailesini de yine bu alın teriyle doyuran onurlu ve çalışkan bir emekçi olarak öteden beri politik yelpazenin “sosyal demokrasi” kanadında konumlandıran saygın politikacı, buna karşılık, Balkan kökenli hemen bütün göçmen vatandaşlarımızın hiç değişmeyen bir ortak özelliğiyle, yüreğinde sarsılmaz bir vatanseverliği, Atatürk, ülke, bayrak, millet ve Allah aşkını da daima dipdiri tuttu. O’nun bu dengeli sosyal demokrat çizgisi, kendisini Anadolu’nun köklü millî ve manevî değerlerine uzak görmesine ise hiçbir zaman gerekçe oluşturmadı. Bu yüzden de gerek iş, gerekse özel hayatında, kendisini yakından tanıyan istisnasız her kesimden insan tarafından her zaman için çok sevildi, hürmet gördü, girdiği sportif örgütlenmelerde, sivil toplum teşkilâtlarında sevenleri onu sürekli yönetim kademelerine aday gösterdiler. Çünkü, Bahri Sipahi, ilk gençlik yıllarından itibaren kendisine emanet edilen her koltukta “mutlak bir adalet ve eşitlik duygusu eşliğinde idarecilik yapmak” gibi az rastlanır bir insanî vasfı olduğunu cümle âleme ispat etmiş farklı bir politik ve teşkilâtçı figür olarak nam salmıştı.

Aktif politik dünyaya rahmetli Bülent Ecevit’in Demokratik Sol Partisi’nde gençlik kolları üyesi olarak katılan Bahri Sipahi, bu partinin bünyesinde yer aldığı yıllar boyunca da hem teşkilâtçılıktaki başarısı, hem de adaletli ve eşitlikli yaklaşımlarıyla her kesimden partilinin büyük takdirini kazandı.

Nitekim, rahmetli Ecevit’in kendisine duyduğu sevgi ve saygıyla da 1999 yılında Demokratik Sol Parti’den İstanbul milletvekilliğine aday gösterilip seçimi kazandı. DSP-ANAP-MHP Koalisyonu’nun ülkeyi yönettiği 21. Dönem Hükûmet zamanında, TBMM’nin üretken ve çalışkan milletvekilleri arasında yer aldı.

2002 yılında, Türkiye sosyal demokrasi hareketinin unutulmaz isimlerinden bir diğeri olan rahmetli İsmail Cem İpekçi’nin temellerini attığı Yeni Türkiye Partisi Hareketi’ne katıldı; ömrü çok da uzun olmayan bu politik harekette Cem’in sadık emekçi yol arkadaşlarından biri olarak O’na elinden gelen her türlü katkı ve desteği sundu.

Sipahi, 1980’lerden itibaren politik dünyanın içinde dürüst ve çalışkan kişiliğiyle adım adım yükselirken, küçücük bir çocuk olarak geldiği ata topraklarını, Balkan Türklüğü’nü ise hiçbir zaman unutmadı ve ömrünün önemli bir bölümünün geçtiği Bayrampaşa-Gaziosmanpaşa havzasında, göçmenlerle dayanışma amaçlı kurulmuş istisnasız bütün sivil toplum teşkilâtlarına samimi destekler verdi. Bu alandaki hizmetlerinden biri de Bosna-Sancak Kültür ve Dayanışma Derneği’nin yönetiminde uzun yıllar boyunca yürüttüğü saymanlık göreviydi. Bu ve benzeri derneklerin çatısı altında, neredeyse kapı kapı dolaşarak, Balkanlar’dan Türkiye’ye bazen kendi arzularıyla, bazen de (1980’lerin sonunda Bulgaristan’da olduğu gibi) faşistçe asimilasyon girişimleri sonucu zorunlu olarak göç eden mağdur insanlarımıza yiyecek-giyecek toparlayabilmek, iş ve aş bulabilmek için var gücüyle çırpındı durdu. Sözü edilen yardım kampanyalarında çoğu kez kendi cebindeki rızkını da gözünü kırpmadan mağdurlara harcadığı için, ne kendisi ne de ailesi hiçbir zaman zengin ve müreffeh bir hayat sürmedi. O da bu mütevazı hayat tarzını, alçakgönüllü çizgisini, 60 yıla yaklaşan ömrü boyunca Türk toplumu içinde kazandığı en büyük onur nişânesi olarak göğsünde daima şerefle taşıdı.

Uzun yıllardır mutlu ve huzurlu bir evliliği istikrarla yürüten Bahri Sipahi, her biri kendi eğitim hayatlarında son derece başarılı olmuş üç evladın da babasıdır.

Günümüzde Bayrampaşa’da yaşayan milyonlarca insanın yüzde 95’inden daha eski ve kıdemli bir Bayrampaşa sakini olan Sipahi, bu büyük ilçenin İstanbul’un bakımsız bir varoşu olarak doğuşundan, dev bir sanayi ve ticaret bölgesine dönüşüp bugünlere kadar gelişinin en yakın tanıklarından biridir. Dolayısıyla, ilçenin avantajları ve gelişme yolunda katettiği başarılar kadar, dezavantajları ve henüz alt edemediği sorunlarını da derinlemesine bilmektedir.

2009 yılındaki yerel seçimlerde yine CHP tarafından Bayrampaşa Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen ve ilçede yerel yönetim ekibinin başına seçilmeyi neredeyse kıl payı kaçıran Bahri Sipahi, o seçimler sırasında kamuoyunda elde ettiği popülarite ve saygınlığın da etkisiyle, 5 yıl sonra şimdi bir kez daha CHP tarafından bu demokratik yarışta yine aynı ilçeye aday gösterilmiş bulunuyor.

Karşısında yer alan politik parti ve hareketin Bayrampaşa’yı tamı tamına 16 yıl boyunca kesintisiz şekilde idare ettikten sonra gerek halka söyleyeceği sözlerin iyice tükenmesi, gerekse hizmet yolundaki heyecanlarını büsbütün yitirmiş ve “artık uzatmaları oynayan bir görünüme bürünmüş olması” ise Sipahi’yi 2009’daki yerel seçim yarışından bile daha şanslı bir konuma taşımakta…

Bayrampaşa‘yı neredeyse her kaldırım taşıyla, her ara sokağıyla, her dükkanıyla tanıyan kıdemli bir ilçe sakini olarak, bu ilçenin AKP’nin 16 yıllık yönetim faslından iyice yorulduğunu artık Sipahi de çok iyi biliyor, Bayrampaşa halkı da…

O yüzden de adayınız Sipahi, politik söylemlerin seviyesini asla düşürmeden, rakiplerine yerli-yersiz kara çalmaya uğraşmadan, doğrudan doğruya kendi lekesiz kimliğine, kamuoyu nezdindeki yüksek saygınlığına güvenerek, “Kan değişimi her zaman için iyidir” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:

“Bayrampaşa, 16 yıldır aynı sözlerden, aynı seslerden, aynı yüzlerden artık iyice yoruldu. Demokraside nöbet değişimleri hem iyidir, hem de sistemin sağlıklı işleyişi için çok gereklidir. Hizmet yolundaki heyecanlarını adım adım yitirenler, günü geldiğinde, aynı göreve büyük bir heyecanla sarılacak ve yerel yönetime yepyeni bir soluk, farklı bir bakış açısı getirebilecek olan seleflerine koltuklarını bırakmayı da bilmeliler…

16 yıl kesintisiz sürüp giden bir yerel yönetim, bırakın demokrasiyi, krallık rejimleri için bile fazlasıyla uzundur. Koltukları bu kadar uzun süre sahiplenmeler, ister istemez heyecan kaybını, yorulmayı, yozlaşmayı ve tıkanmayı da beraberinde getirir.

O yüzden, geçmiş hiçbir Başkan’a ve ekibine çamur atmadan, onların emeklerini ziyan zebil etmeye çalışmadan, önceki partileri ve çalışmalarını hakir görmeden, Bayrampaşa sakinlerine hayatın çok basit ve bilindik bir kuralı üzerinden kardeşçe çağrıda bulunuyorum:

Hem sorunlara bakış açımızla, hem de çözüm önerilerimizle yeniyiz…

Sicilimiz tertemiz, geride kalan hayatımızda utanabileceğimiz tek bir leke bile yok…

Kalbimiz, sınırları içinde büyüdüğümüz ilçemize görev aşkıyla dolu…

Çok kaliteli bir aday kadromuz var…

Ve bu ilçeyi de rakiplerimizin hepsinden daha iyi tanıyoruz…

Bütün bu avantajlarımızı Bayrampaşa`da, siz Bayrampaşa`lılarla sinerjiye dönüştürüp;
bizim başarı hikayemizi yazmanın zamanı geldi…